Bana Yarınları Anlat
- 256 stránek
- 9 hodin čtení
Tento autor zkoumá hluboké rány své doby, zejména úpadek duchovních a morálních hodnot v městském i venkovském prostředí. Jeho dílo, inspirované osobními zkušenostmi s odcizením a touhou po domově, odráží boj o identitu a hledání smyslu v těžkých podmínkách. Prostřednictvím poutavých příběhů a pronikavé poezie se autor snaží oslovit čtenáře a podnítit k zamyšlení nad základními lidskými hodnotami. Jeho literární cesta, která začala poezií a rozvinula se v obsáhlou prozaickou tvorbu, je svědectvím o síle slova a jeho schopnosti léčit a inspirovat.






Ne vakit kalbimde yıllardır sönmeyen o ateşi tutuşturan hikâyemi hatırlasam, şifresi çözülmeyen o efsunlu bakışların düşer aklıma... İnanır mısın bilmiyorum, ben işte tam da o günden sonra, kalbimi dağlayan alevlerin bir daha sönmemek üzere tutuştuğuna şahit olmuşum. Gönül desenlerimdeki efkârın hangi derinliklerde olduğunu bilmiyordum belki, ama bildiğim bir şey vardı benim... Kan bağı aile olmaya yeter mi? İhanet en yakınımızdan gelince geriye sığınacak liman kalır mı? Yozlaşmışlıkların çağında erdemli bir hayat sürmek mümkün müdür? Elli yılı aşan yazarlık kariyeri boyunca eserleriyle kalplerde derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız, yeni romanı Masal Kız’da kıskançlık ve yalanlarla örülü bir dünyada masum bir aşka dönüşen dürüst bir dostluğun hikâyesini okurla buluşturuyor.
Gülün çevresi dikenlerle doludur. Rayihası, kanattığı yerin merhemidir. roman
ntikam ateiyle kararan kalpler, kendileriyle beraber etraflarn da siyaha boyarken yakp ykt gnlleri umursamaz. Ancak sevgi yle bir gtr ki yol arar, imkan arar ve a, aydnla doru bymeye devam eder. Evlilik hayalleri kuran Berinay, tertemiz duygularnn bir intikam ateine kurban edildiini rendiinde tm dnyas yklr. Yllar sonra baka biriyle evlenip anne olduunda, kin gtt o ailenin kz ile kendi olunu bu krk hikayenin kahramanlar yapmaya karar verir. Berinay'n karsnda iki yol vardr ya intikam hissine teslim olup iki masum hayat da beraberinde srkleyecek ya da gemiin ac hatralarn orada brakp yoluna devam edecektir. Peki bambaka yollardan gelip krk bir hikayenin bakahramanlar olan Belgzar ve Saltuk Bura, bu intikam dngs karsnda nasl bir hayat duruu sergileyecektir Ahmed Gnbay Yldz, hayatn en ince noktalarndan insan hikayeleriyle okurlarna rehber olmaya devam ediyor.
Gerçek aşk, kalbin O'na duyduğu hayranlık ve sadakatin erdemidir...
Paperback. 14,00 / 20,00 cm. In Turkish. 304 p. Bilinmezlerle perdelenen iftiralar, yikilan yuvalar, evladina hasret kalan analar... Gözleri görmeyen bir delikanli ile kalbine duvarlar ören bir genç kizin imkansiz aski... Gerçek huzurun pesinde, arayis içindeki kalplerin bir ömürlük hikayesi... Bambaska dünyalara ait insanlarin kesisen kaderlerinin hikayesi bu... Türk edebiyatinin en üretken yazarlarindan Ahmed Günbay Yildiz'in kaleminden gerçek körlügün kalplere inen bir perde oldugunu anlatan, sürprizlerle dolu, çarpici bir Gidersen Veda Etme… Giderken sadece kalbimi degil karanlikta parildamaya baslayan düslerimi de alip beraberinde götürmüssün. ‘Solmayan bir çiçek var,' derdin, hatirliyor musun? ‘O çiçek, umut çiçegidir,' derdin ya hani?.. Dünyami daha da karanliklarin içinde birakmak için o çiçegi de yüregimden acimasizca koparip götürmüssün.
Bir değil bin destandır Anadolu... Destanlara kahramanlar yetiştirmiştir. binlerce. İşte FİGAN, o destandan bir damlacık... Ermenilerin ihaneti ve masum Anadolu insanı...Yakın tarihe bir ipucu... En çok okunan yazar ünvanını kazanan AHMED GÜNBAY YILDIZ bu romanda Ermeni mezalimi karşısında Anadolu insanının figanını yazdı. Sizden öncekiler bu eseri defalarca okudular. Siz de okuyun, seveceksiniz.
Ne yazabildim sana ne de anlatabildim, Bakisimdan anlarsin, tüm hikayem böyledir...
Kan davası yüzünden yurtlarını bırakıp bir Akdeniz beldesine yerleşen iki varlıklı Oflazoğulları ve Kozanoğulları...Aşkla bağlanan bir yü Melek...Şartlara yenik düşen bir Cuma...İstenmediğini bilmeden evlenen bir genç kı Zeynep...Gelecek nesillere gölge düşüren imkansız bir sevda...Anıların pençesinde kıvranan iki genç: Tunahan ve Berceste...İftiralar, tehlikeli sırlar, servet kavgaları, husumetler...Türk edebiyatının en üretken yazarlarından Ahmed Günbay Yıldız, 50. kitabıyla yine derinlikli, aşka ve hayata dair sorularla dolu, etkileyici bir romanla okurlarının karşısına çıkı Anılar da Yakılır."Ve Allah aşkı yarattı, sevgi, şefkat ve hoşgörüyü yazdı insanların gönüllerine. 'Hayat sevgidir,' dedi, sevmeyi öğretti insanın kalbine. Sonra insanlara kimseye zararı dokunmayan hürriyeti bahşetti! Kendisi çizdi sınırlarını aşkın, ahlakın ve hürriyetin. Sevgi, saygı, hak ve hukuk silsilesinin en ince detaylarıyla işledi mahlukatın vicdanına ve şefkati ekti duygularına insanın."
Hayat, türlü türlü gelir karşına. Sevdayla gelir. Acıyla... Mutluluk ve yalnızlıkla çalar kapını. Bir tarafta sonsuz huzur penceresi açılır, diğerinde seni alıp götüren arzular serilir önüne. Gül gibi olabilmektir esas olan. Gül gibi kalabilmek... Kalbin kapılarını gerçek aşka aç… Derdine deva bulacağın ufuklara taşı gönlünü... Aşk Diye Bir Şey’dir en nihayetinde, bir ömürlük misafir olduğun dünyanın gerçeği... Uzat elini ki dünyan değişsin… “İçindeki ışıkları söndürme!.. Gün akşam olsa da güneşini kaybetsen de umudunun ışığı daima yansın. Aldırma mevsimlerin sergilerine, her mevsim kendine yakışan rengi seçer.”
Ahmed Günbay Yıldız, okurlarını yine derinden etkileyecek bir romanla çıkıyor karşımıza. Kaderin Çağırdığı Yerdeyim, mazisini oğlundan gizleyen bir baba ile bu maziyi biteviye öğrenmek isteyen bir oğulun hikayesi.Davut, babasının kendisinden gizlediği geçmişi öğrenmek için çok çabalamıştır fakat başaramamış, her seferinde babasının engellemesiyle karşılaşmıştır. Üniversiteden mezun olmuş, genç bir avukat adayı olarak Davut, artık gerçekleri öğrenmek için doğru zamanın geldiğini düşünmektedir. Annesi neden ve nasıl ölmüştür? Babasının asla kabul etmediği memleketi nasıl bir yerdir? Akrabaları, halaları, dayıları, varsa aile büyükleri kimlerdir? Davut bu sorularla babasının karşısına çıktıkça çember daralmakta ve okurlara birbirinden değerli dersler sunan sır perdesi aralanmaktadır...
Hayat, zorluklardan orulmus cetin bir imtihan alani; bir yaris pisti veya. Ayriliga, cileye ve zorluklarin her turlusunu omuzlamaya hazir olmayanlarin bu alanda tutunmasi ise oldukca guc. Bu gucluklerin ustesinden gelmeye azmedenlerin elinden birakamayacaklari bir duygu caglayani "Aynada Batan Gunes". Caddelerin yurunmez oldugu, sokaklarin kan golune dondugu bir donemde, genclerin kararmis ruhlarina aydinligin tukenmez kaynagindan bir demet pirilti aksettirmeye calisanlarin hikayesi...
Ahmed Günbay Yıldız, modern Türk edebiyatının en üretken yazarlarından biridir. 46. eseri, üretkenliğinin ve olgunluğunun bir yansıması. Eser, evlatlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen bir anne ve babayı, dedesinin yanında büyümeye çalışan bir çocuğu konu alıyor. Çocuklarıyla bağlarının zayıfladığını fark eden ebeveynler, dedeyi haksız yere suçlayarak dede ile torun arasındaki bağı koparmaya çalışırlar. Ancak mesafeler, onları daha da yakınlaştıracaktır. Yetişme çağındaki Haluk, kendisine örnek alacak kimseyi bulamayınca büyük bir boşluk içinde kalır. Düşünceli günler geçirirken, tehlikeli olaylarla karşılaşır. Bu zorlukları aşabilecek mi? Karanlıklardan aydınlığa çıkabilecek mi? Dedesinin hayat anlayışından ilham alarak inancını şekillendiren Haluk, "Kelebekler Gamsız Uçar" sözü gibi her şeyi bırakıp değerlerinden vaz mı geçecek, yoksa erdemli bir hayatı mı seçecek? Yıldız, gençler ve aileler için yazmaya devam ediyor. Ebeveyn sorumlulukları, model olmanın önemi ve gençlik döneminde doğru ellere tutunmanın hayat üzerindeki etkisi üzerine derin bir okuma sunuyor.
Eserleri yillara meydan okuyan yazar Ahmed Gunbay Yildiz'dan hayata dair yepyeni bir roman; Babamdan Sonra... Genc Muhsin, babasinin israri ile hic aklinda olmayan biriyle evlendirilir. Hayati boyunca bunu bir haksizlik olarak goren Muhsin, askere gider ve bu yuzden bir daha eve donmez. Ardinda biraktigi esi ve cocuguna karsi bir vicdan yukunun altinda icten ice ezilirken, ikinci evliligini gerceklestirir. Esler arasinda din farkliligi olan bu evlilikte bir oglu olur… Hayat artik Muhsin icin kambur ustune kamburdur… Muhsin ne gidebilmis ne kalabilmis ne de bir yere ait olabilmistir… O, bir ofke ugruna hayatini sil bastan yasamaya calismis, gecmisini reddetmis ve tam da bu yuzden "kaybolmus bir adamdir"…Baba ogul iliskisinin birey uzerindeki hayati etkisini, farkli kulturlerden gelen kisilerin yapacagi evliliklerde cikabilecek catismalari, ebeveynin farkli inanclari arasinda kalan cocuklarin dusebilecegi cikmazlari, ani kararlarin beklenmedik sonuclarini, sadakat ve vefa duygularindan yoksun bir hayatin insani surukleyebilecegi cikmazlari ve bu cikmazlardan cikis yollarini Ahmed Gunbay Yildiz'in guclu kurgusu ve akici anlatimiyla bu kitapta goreceksiniz…Sayfa 320Baski 2014 Timas Yayinlari
Halkımızın gerçeklerini, onların derdini, kederini ve sosyal meselelerini ele alarak işleyen romancımız Ahmed Günbay Yıldız'ın Azat Kuşları' kısa zamanda üst üste yeni baskılar yaptı... Bu roman, romancının gözlemlerine dayanan ve halka malolmuş gerçek bir hayat hikayesidir. Sosyal değerleri dumura uğratılan küçük bir köy örneğiyle, koca bir toplumdaki çözülüşü ve ferdi çözüm arayışlarını gündeme getiren yazar, aynı zamanda çözüm için birtakım ipuçları da vermektedir.
Bu gune kadar yuzbinlerce okura ulasan bu roman, bir cok genc kizin icine dustugu acmazi goz onune sermektedir. Bu oyle bir acmaz ki, etrafinda cazibe ve ozentilerden olusan tuzaklarla dolu... Acmazdaki genc kizlar ise bizim insanlarimiz... Usta yazar Ahmet Gunbay Yildiz, bu eseri ile insanimizin icinde bulundugu sartlari sebeb-sonuc iliskileri icinde cok boyutlu islerken, cozumu de gosteriyor. (Tanitim Bulteninden)
Hayatini Kur'an'in ikliminde yasamak isteyenler ve bu ugurda feda edilenler... Harun Bey'in ailesi ve cevresi ile girdigi bir inanc mucadelesi... Turk ve Musluman Hakan'la Rum ve Musluman Ebru'nun asklari cercevesinde gelisen olaylar. Istanbul Atina arasinda gidip gelen kalp atislari... Huzun, heyecan, mucadele, inanc, sabir, sevgi, saygi... Ahmed Gunbay Yildiz yine guclu bir olay orgusuyle kusatiyor okuyucusunu. Hisler ve fikirlerle orulu, hayatin ta kendisi, dopdolu bir roman kurgusuyla devam ediyor yazarlik seruvenine...
Ahmet Günbay Yıldız’ın yeni romanı, her istediğini elde edebilen, varlıklı bir ailenin kızı Leyla’nın; hayatın anlamını bulma yolculuğunda yaşadıklarını buluşturuyor okurla… Üniversite’den arkadaşı Çağrı’nınhayata dair tuttuğu notları Leyla ile paylaşmasıla başlayan bu yolculuk; Çağrı’nın beklenmedik bir şekilde ortadan kayboluşu, akabinde Leyla’nın yaşadığı derin boşluk ve yaralarını sarma sürecinde hayatına giren yeni yüzlerle yaşadığı ilişkiler çerçevesinde devam ediyor.“Korkunç bir yağmura tutulmuştu Leyla… Hiç beklemediği anda kurduğu sarayı, acımasızca çökerten, hoyrat selleri oluşturan ve önüne gelen her şeyi yıkıp talan eden, o yağmurun azgın sellerinin önüne katılan eski malzemelerini seyrederken sarayını yeniden başka malzemelerle kurabilmenin çırpınışları içindeydi günlerdir.
Ahmet Günbay Yıldızın kaleminden; aile ilişkileri, ahlak, insana verilen değer üzerine düşündürücü bir roman… Her istediğini elde edebilen ancak mutlu olamayan bireyler; maddiyat hırsının peşine düşülerek işlenen suçlar; yaşanan ahlaki çöküntüye inat onurunu, çalışma azmini ve saflığını yitirmeden iyiliği ve güzelliği yaymaya çalışan insanlar romanın temel taşlarını oluşturuyor. Varlıklı ancak parçalanmış, geçmişinde karanlık sırlar barındıran bir ailenin kızları, onların arkadaşları ve söz konusu ailelerin yollarının kesişmesi çevresinde gelişen olaylar maddiyat, ahlak, doğruluk, aile ilişkileri gibi kavramları sorgularken, okuyucu soluksuz ve düşündürücü bir serüvene davet ediyor.
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 272 p. Her yastan insanin zevkle okudugu usta romanci Ahmed Günbay Yildiz, "Aska Uyanmak" ile karsimiza çikiyor bu kez... Eserde, her türlü olumsuzluklarla karsi karsiya gelmis fakat hiçbir yol göstericisi olmayan gençlerin açmazlari ele aliniyor. Bugüne kadar pekçok insanin üzerinde olumlu etkiler birakan yazar, bu eseri ile önceki romanlarini da asarak yepyeni bir tahlil ve ifade zenginligine ulasmistir.
Kıymetli yazar Ahmed Günbay Yıldız, “Sevmekten Korkuyorum” adlı romanının ardından “O’na Secde Yakışıyor” ile okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Roman, sıkıntılarla boğuşan bir gencin, şeytanî seslere karşı verdiği mücadeleyi ve yaşadığı olayların birer imtihan olduğunu anlamasını anlatıyor. Kahraman Saltık Buğra, cesaretiyle tanınan bir gençtir. Nişanlısı Sanem’in haince öldürülmesinin ardından hayatı değişir ve ailesinin tavsiyesi üzerine İstanbul’a amcasının yanına gelir. İstanbul’da en yakın dostu kuzeni Serdem’dir. Serdem, Saltık’ın ruh halinin, İlahî değerlere uzak kalmasından kaynaklandığını fark eder ve ona bu konuda yardımcı olmaya çalışır. Dostunun çabalarıyla Saltık, gururundan dolayı uygulamadığı İlahî emirleri anlamaya başlar ve Rabbine secde etmenin güzelliğini keşfeder. Sanem’den sonra kimsenin giremeyeceğini düşündüğü hayatına Meryem ile tanışmasıyla yeni bir yön verir. İki farklı inancı paylaşan Saltık ve Meryem, hidayet yolunda ortak bir noktada buluşarak Rabbine en yakın oldukları anın secde anı olduğunu anlarlar. Roman, kulun Rabbi huzurunda secde edişini ve O’na en güzel isimlerle seslenişini vurguluyor.
“Nişanlıydı... Son günlerde yaşadıkları inanılmazdı... İki katlı ahşap binanın alt katındaki geniş salonda, nişanlısının annesi ve babası vardı. Aslında deliler gibi âşıktı nişanlısına... Bir yandan, buhranlar içindeki düşüncesiyle boğuşuyor bir yandan da hayallerini nişan takılmadan önceki günlerine dönebilmek için zorluyordu… Odasına çekilmiş ve kapısını üzerine kilitlemişti. Misafirlerin yanına inmesi gerektiğini biliyordu, fakat inmiyordu her nedense...Kafasının içinde hapsettiği ve dışarıya sızmasına asla izin vermediği sıkıntıların kıskacında sıkışıp kalmıştı.Yasin’i seviyordu hâlâ... Duygularındaki yoğunluk, sevdasının belgesi gibiydi. Bütün bunlara rağmen, evlerine düğün gününü kararlaştırmak için gelenlerin yanlarına inmeyişi, diğer yandan parmağındaki nişan yüzüğünü yorgun uğraşlarla bir an önce çıkarmak için acele edişi, inanılmazdı...Nihayet parmağındaki yüzüğü çıkardı. Avucunun içine aldığı yüzüğü seyrederken içli bir soluk tazeledi. Sıra kulağındaki küpelerle kolundaki bileziklerdeydi...
Zwarte bloemen. - Als een man carrière wil maken, blijkt de hoofddoek van zijn vrouw daarbij een obstakel en komen er gezinsproblemen.
Bir hiristiyan kız ile müslüman bir genç arasındaki duygusal yakınlaşmayı konu alan roman.
İyi ile kötünün bitmeyen kavgasına ayna tutan roman.
Als het water helder wordt. - Roman van de Turkse schrijver (geb. 1941) vanuit islamitisch perspectief.