"Gök ile yer arasında köprü kuran asa misali, Bâtın ile Zâhir arasında gidip geliyor insan…""Hazır mısın?""Hiçbir zaman hiçbir şeye hazır olmadım.""Korkuyor musun?""Korkmadığım anım da olmadı.""Neden buradasın?""Nerede olduğumu hiç bilmedim. Belki de olabileceğim başka bir yer yoktu." "Başlayalım mı?""Her başlangıç bir son… Yeni bir sona başlayalım."Bir yanda Zâhir, bir yanda Bâtın… Bir yanda görünen dünya, bir yanda insanın ötesi, evrenin varoluşu… Bir yanda bireyin günlük yaşam akışı içinde kendini, çevresindeki karakterleri ve bulunduğu yaşamı sorgulayan bir hikâye; diğer yanda felsefik ve ruhani sırları irdeleyen, kadim bilgileri ve bilgeleri bugüne taşıyan gizemli, mistik bir yolculuk… Bir yanda ağacın altında uyuyan Yedi, denizden çıkan çift başlı düalite, zaman ustası saatçi, bilge simyacı, Schrödinger'in kedisi, mahkeme salonuna doluşmuş düşünürler ve daha nice ezoterik kahraman... Diğer yanda aşk, tutku, aldatma, entrika ve yaşam kavgası…Kitapları ve insan odaklı çalışmalarıyla milyonlarca ruha dokunan Aret Vartanyan, daha önce denenmemiş tarzda kaleme aldığı bu romanında yüreğiyle mantığı, gerçekle illüzyon arasında sıkışan insanlığı kendi içinde bir yüzleşmeye davet ediyor.(Tanıtım Bülteninden)
Aret Vartanyan Knihy



Akan her damla gözyaşına inat, her şey yeniden doğacak. Başını kuma gömüp yaklaşan fırtınayı görmezden gelerek yok olmak ya da ayağa kalkıp gerçeğin peşinde ilerleyerek var olmak arasında seçim yapacak olan sensin. Bugünün dünyasında, yaşadıklarının gölgesinde nereye gidiyorsun?İnsanı, dünyayı yok sayarak insanlığı kaosa sürükleyen sistemin yöneticisi Mayer...İnsanlığa bir çıkış yolu yaratmak için kendinden vazgeçen Hermes...Sistemin yaşattıklarıyla bir tetikçiye dönüşen İris...Ailesinin eleştirilerine kulak asmayıp bilgisayar başında kurulu düzeni sarsan liseli Mert...Kadını yok sayan bir toplumda tüm yüreğini ailesine açan Demet...Olanaksız bir aşkın enkazıyla geleceğinden vazgeçen Ayşe...Geçirdiği ölümcül sınavların ardından karanlığa ışık olan Selim...Dünyayı kadınların değiştireceğinin sembolüne dönüşen Zümrüt...Yaradan'ın yarattığını kabullenmeyen şeytan...Şeytanın bilinmeyen oğlu Lucifer...Her şeyin kaynağı Yaradan...Gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki amansız savaşta dünyevi ile ilahi olan arasında sıkışıp kalan kadim bilgeliğin beşiği Anadolu'dan doğan kusursuz bir plan...Türkiye ve dünyada milyonlarca insana ulaşan Aret Vartanyan'ın son romanı "Siyah Gözyaşı" yaşamı anlamaktan vazgeçmeyen, gösterilen dünyayla yetinmeyen ve geleceği öngörmek isteyenler için bir anahtar, hayatın tüm zorluklarına, yanılsamalarına ve varoluşun tüm ağırlığına rağmen dimdik yürüyenler için yeni bir umut...
Çırılçıplak Aşk
- 304 stránek
- 11 hodin čtení
Ya her şey aşktı ya da aşk hiçbir şeydi! Aşk diye bize anlatılan, gerçek aşk değildi. İnsanın insana duyduğu aşk, "yasak elma"nın ta kendisiydi; önce kadın ısırdı elmayı, sonra erkek ve her şey bu andan sonra şekillendi. Aşk, savaşların, paranın ve korkunun imparatorluklarında en çok korkulandı ve çarpıtılmaya çalışıldı. Aşk, bazen içi boşaltıldı, bazen günah dendi, bazen de ağdalı sözcüklere sebep oldu. İnsanlık yok olurken, aşkı da kirletti. Formüllerden, stratejilerden bahsetmiyorum; bunları yapanlar aşkı hiç anlamayanlardır. Yaşamı anlamaktan, aşkı gerçekten yaşamaktan söz ediyorum. Aşk, senin yaşattığın, seni yaşatan bir deneyimdir. Günlük yaşamın içinde kaybolmuş ilişkiler, aldatmalar, hayal kırıklıkları... Belki senin ya da sevdiklerinin gerçek hikâyelerini sayfalara serdim. Yaşamı ve aşkı ayırmadan geldim. Aşkı konuşmadan, insanı, yaşamı, Tanrı'yı, evreni konuşamazdık. Yazdıklarım, yaşanmışlıklarımla dolu. Sen hiç âşık oldun mu? Aşkı gerçekten yaşıyor musun? Sadık mısın ya da değilsin? Gerçekten aldattın mı, aldatıldın mı? Evlendin mi ya da evlenecek misin? Şimdi yanıt verme. Aşkla ilgili sana öğretilen her şeyi unut ve öyle başlayalım... Sonra sen anlat, ben dinleyeyim.