Istanbulska lala
- 488 stránek
- 18 hodin čtení
Roman, müzayededen alınan bir elyazması kitabın hikâyesiyle başlar. Okurlar, bu kitabın kapısından içeri girerek İskender Pala’nın yarattığı etkileyici atmosferde, bir devre adını veren lalenin izinde yol alır. İstanbul, karmaşası ve heyecanıyla lalelere bürünür; lale, sadece bir çiçek değil, bir yaşam tarzı ve kültürel birikim olarak tüm Osmanlı’yı sarar. Şehir, doğal güzellikleri ve mimari şaheserleriyle lalelere, lale yarışlarına ve lale şiirlerine ev sahipliği yapar. İskender Pala, Katre—i Matem’de İstanbul’daki kavuşup doyulamayan aşkların hüzünlü ve coşkulu hallerini anlatır. Şahin’in, sevdiğini aşklarının ilk gecesinde kaybetmesinin ardından yaşadığı macera, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara ve Osmanlı sarayına kadar uzanır. Bu yolculuk, okuru beklenmedik maceralarla karşılaştırır. Cinayetlerin gölgesiyle gizemli hale gelen olaylar, Lale Devri’ni sona erdiren Patrona Halil İsyanı’nın siyasal çalkantılarıyla çözülmeye başlar. Yazar, tanıklık ettiği olayları kaleme alırken, devlet sırlarını ifşa etme kaygısını taşır. Ancak, İstanbul’un güzelliklerini ve laleye kattığı zarafeti anlatmanın önemini de göz ardı etmemektedir.
