Knihobot

Soyle Margos Nerelisen?

Hodnocení knihy

Více o knize

Ermenice edebiyat çevrelerinde Ermeni taşra edebiyatının yaşayan temsilcisi olarak bilinen Mıgırdiç Margosyan'ın Türkçede ikinci öykü kitabı...Öykülerinde, doğduğu yöreleri, Diyarbakır'ı, özellikle de 1940'lı, 1950'li yıllarda Diyarbakır'daki sıradan insanların günlük yaşamlarını sunan Margosyan, bu kitabında da bir Anadolu çeşnisiyle damaklarda çok değişik, hoş ve buruk bir tat bırakıyor.Ermeni, Süryani, Keldani, Pırot, Kürt, Türk, Yezidi gibi farklı kimlik ve kültürlerin Anadolu'su en yalın haliyle, renkli kişiliklerle gözlerimizin önüne seriliyor. Tarihin biraz öykü, öykülerin de biraz tarih olduğu, keşfedilmeyi bekleyen bir dünya kapı aralığından el sallıyor hepimize. Bu kitabı okuyunca, insan ister istemez, babasının her defasında inatla, ısrarla Margosyan'a sorduğu soruyu kendine yöneltme ihtiyacı duyuyor: "Sahi, ben nereliyim?

Nákup knihy

Soyle Margos Nerelisen?, Mıgırdiç Margosyan

Jazyk
Rok vydání
2016
product-detail.submit-box.info.binding
(měkká)
Jakmile se objeví, pošleme e-mail.

Doručení

Platební metody

4,2
Velmi dobrá
6 Hodnocení

Tady nám chybí tvá recenze.

Titul
Soyle Margos Nerelisen?
Jazyk
turecky
Rok vydání
2016
Vazba
měkká
Počet stran
144
ISBN10
9757265039
ISBN13
9789757265030
Série
Hodnocení
4,15 z 5
Anotace
Ermenice edebiyat çevrelerinde Ermeni taşra edebiyatının yaşayan temsilcisi olarak bilinen Mıgırdiç Margosyan'ın Türkçede ikinci öykü kitabı...Öykülerinde, doğduğu yöreleri, Diyarbakır'ı, özellikle de 1940'lı, 1950'li yıllarda Diyarbakır'daki sıradan insanların günlük yaşamlarını sunan Margosyan, bu kitabında da bir Anadolu çeşnisiyle damaklarda çok değişik, hoş ve buruk bir tat bırakıyor.Ermeni, Süryani, Keldani, Pırot, Kürt, Türk, Yezidi gibi farklı kimlik ve kültürlerin Anadolu'su en yalın haliyle, renkli kişiliklerle gözlerimizin önüne seriliyor. Tarihin biraz öykü, öykülerin de biraz tarih olduğu, keşfedilmeyi bekleyen bir dünya kapı aralığından el sallıyor hepimize. Bu kitabı okuyunca, insan ister istemez, babasının her defasında inatla, ısrarla Margosyan'a sorduğu soruyu kendine yöneltme ihtiyacı duyuyor: "Sahi, ben nereliyim?