Knihobot

Ahmet Hamdi Tanpınar

    23. červen 1901 – 24. leden 1962

    Ahmet Hamdi Tanpınar byl jedním z nejvýznamnějších moderních prozaiků a esejistů turecké literatury. Úspěšně propojoval východní a západní kultury ve svých dílech, přičemž do své poezie vplétal prvky klasické turecké hudby a snění. Jeho tvorba se hluboce zabývá psychologickými analýzami, historií a modernizačními problémy, zkoumá vztahy mezi společností a jednotlivcem a filozofické aspekty času. Jeho romány, jako například „Institut pro regulaci času“, nabízejí ironický pohled na byrokratizaci a modernizaci a ukazují, jak se jednotlivci potýkají s přizpůsobením se moderní době.

    Huzur
    The Time Regulation Institute
    • This is the story of the misadventures of Hayri Irdals, an unforgettable antihero who, along with an eccentric cast of characters (a television mystic, a pharmacist who dabbles in alchemy, a dignitary from the lost Ottoman empire, the 'life-artist' Halit), founds The Time Regulation Institute. The institute's quixotic quest: to make sure all the clocks in Turkey are set to Western time. Thus begins a brilliant satire about the calamitous arrival of Western and corporate values in tradition-bound Turkey.

      The Time Regulation Institute
      4,5
    • Huzur

      • 424 stránek
      • 15 hodin čtení

      Tanpınar, kültürümüzü bir "iç âlem medeniyeti"nin tezahürü olarak görür. Bu medeniyeti, belirli bir ahlâkı taşıyan "mânevi vazifelerine inanmış, muayyen bir ruh nizamından geçmiş, nefislerini terbiye etmiş" insanlar meydana getirmiştir. Huzur'un kahramanlarından Mümtaz, roman boyunca kendisini "huzur"a kavuşturacak bir "iç nizam"ı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler iç içe verilir. Ancak bütün bunların üzerinde romana hâkim olan Mümtaz'la Nuran'ın aşklarıdır. İstanbul, bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, âdeta bir roman kahramanı gibi ele alınır. Huzur için, belli bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının "huzursuzlukları"nı dile getiriyor denebilir.

      Huzur
      4,3